old, aged, advanced in years ne demek

  1. old, aged, advanced in years : yaşlı

yaşlı ile ilgili cümleler

  1. Yaşlı adam dün mutfakta karısına yardım etti
    the old man helped his wife in the kitchen yesterday
  2. 68 yaşındaki yaşlı işadamı, basın fotoğrafcılarının arasindan geçerek mahkemeye ulaştı
    The sixty-eight year old businessman arrived in court through a gauntlet of press photographers
  3. Gençler yaşlılara saygı göstermeli
    The young people must show respect to the old
  4. Yaşlı
    Old